yahya's profile TÜRKİYEM BENİM ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 29

    ATATÜRKÇÜLERE DUYRULUR........

     
     

     

    c53a85ea0c3dc553f99576a179024b4f_web

    ATATÜRKÜN MÜSLÜMANLIĞA DAİR SÖZLERİ (BU SÖZLERİ BİRİLERİNİN KAFASINA ÇİVİ GİBİ ÇAKMALI...!?)


    “Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur”; “Din vardır ve lazımdır.”

    “Türkler ilahi Kelimetullah” davası uğruna tüm dünyaya Türk-İslam adalet ve hoşgörüsünü götürmekle kalmamış, hakimiyeti altında 30’dan fazla din ve ırktan insanı koruyup kollamayı kendisine vazife bilmiştir.

    “Sonra Kuran’ın tercüme ettirilmesini emrettim. Bu da ilk defa olarak Türkçeye tercüme ediliyor. Hz. Muhammed’in hayatına ait bir kitabın tercüme edilmesi için de emir verdim.”

    “Camilerin mukaddes minberleri halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne hitap edilmekle Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur.”

    “Allah birdir, şanı büyüktür. Allah’ın selameti, sevgisi üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri Allah tarafından insanlara dini gerçekleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Bunun temel esası, hepimizce bilinmektedir ki, Yüce Kuran’daki anlamı açık olan ayetlerdir. İnsanlara ferz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor.”

    “Bizim dinimiz en makul ve en doğal bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dinin doğal olması için akla, tekniğe, ilme ve mantığa uygun olması gerekir. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. … İslam’ın sosyal hayatı içinde hiç kimsenin, bir özel sınıf halinde varlığını sürdürme hakkı yoktur. Kendilerinde böyle bir hak görenler dini kurallara uygun harekette bulunmuş olmazlar. Bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin kurallarını eşit olarak öğrenmeye mecburuz”

    “Düşmanlarımız, bizi dinin etkisi altında kalmış olmakla itham ediyor, duraklamamızı ve çöküşümüzü buna bağlıyorlar; bu bir hatadır. Bizim dinimiz hiç bir vakit kadınların, erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir. Allah’ın emrettiği şey, Müslüman erkekle, Müslüman kadının beraberce din öğrenerek eğitilmesidir. Kadın ve erkek bu ilim ve eğitimi aramak ve nerede bulursa oraya gitmek ve onunla mücehhez olmak zorundadır. İslam ve Türk tarihi incelenirse görülür ki, bugün kendimizi bin türlü kuralla bağlanmış zannettiğimiz şey yoktur. Türk sosyal yaşantısında kadınlar bilimsel yönden eğitim ve öğretim görmekte ve diğer konularda erkeklerden katiyen geri kalmamışlardır. Belki daha ileri gitmişlerdir.”

    “Siyasetimiz dine aykırı olmak şöyle dursun, din bakımından eksik bile hissediyoruz.”

    “Türk Milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır, demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, buna da öyle inanıyorum. Şuura muhalif, terakkiye engel hiçbir şey ihtiva etmiyor. Halbuki Türkiye istiklalini veren bu Asya milleti içinde daha karışık, suni , batıl inanışlardan ibaret bir din daha vardır. Fakat bu cahiller, bu acizler sırası gelince aydınlanacaklardır. Eğer ışığa yaklaşamazlarsa kendilerini mah ve mahkum etmişler demektir. Onları kurtaracağız.”

    “Din adamlarına saygı göstermek Müslümanlığın icaplarındandır.”

    “Makbule, Ramazan geliyor, annemize hatim okutmayı ihmal etme”

    “Allah’ın inayetiyle Nisan’ın 23′üncü günü Cuma namazının ardından Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.”

    “O günün kutsallığını güçlendirmek için bugünden başlayarak valilikler, vali beyefendisinin düzenlemesiyle hatim indirilecek, mahayiri şerif okunacaktır. Hatmin son kısımları Cuma namazından sonra Meclis binası önünde tamamlanacaktır.”

    “Bütün dünyanın Müslümanları Allah’ın son peygamberi Hz. Muhammed’in gösterdiği yolu takip etmeli ve verdiği talimatları tam olarak tatbik etmeli. Tüm Müslümanlar Hz. Muhammed’i örnek almalı ve kendisi gibi hareket etmeli; İslamiyet’in hükümlerini olduğu gibi yerine getirmeli. Zira ancak bu şekilde insanlar kurtulabilir ve kalkınabilirler.”

    “O’nun Hak Peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar”

    “Hz. Muhammed’in bir avuç imanlı müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir meydan muharebesinde kazandığı zafer, fani insanların karı değildir, O’nun Peygamberliğinin en kuvvetli delili işte bu savaştır.”

    “Büyük bir inkılap yaratan Hazreti Muhammed’e karşı beslenilen sevgi, ancak onun ortaya koyduğu fikirleri, esasları korumakla tecelli edebilir.”

    “Gerçeğe nasıl inanıyorsam, dinime de öyle inanıyorum”

    “Şurası unutulmamalı ki, bu tarz-ı idare, bir Bolşevik sistemi değildir. Çünkü, biz ne bolşevik ne de komünist; ne biri ne de diğeri olamayız. Çünkü biz milliyetperver ve dinimize hürmetkârız. Hülasa, bizim şekli hükümetimiz tam bir demokrat hükümetidir ve lisanımızda bu hükümet halk hükümeti diye yâd edilir.” adsız

     

     

     

     

    ATATÜRK DİYOR Kİ

     
     
     

     

     

     

     

     ataturk189ho4> 

     

     

    Ben diktatör değilim. 

    Benim kuvvetim olduğumu söylüyorlar. Evet bu doğrudur.

    Benim isteyip de yapamayacağım bir şey yoktur. Çünkü ben zoraki ve insafsızca hareket etmesini bilmem. Ben kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim.

     

     

    Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır.

    Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.

    Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarı  mızdaki kan kurtarmıştır.

     

    Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları!

     Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz...

    Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.

    Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

    Memleketin ellide biri değil, her tarafı tahrip edilse, her tarafı ateşler içinde bırakılsa,

     biz bu toprakların üstünde bir tepeye çıkacağız ve oradan savunma ile meşgul olacağız.

     

    Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim

     

    Ben toprak büyütme meraklısı değilim. Barış bozma alışkanlığım yoktur.

    Ancak sözleşmeye dayanan hakkimizin isteyicisiyim. Onu almazsam edemem.

    Büyük meclisin kürsüsünden milletime söz verdim. Hatay'ı alacağım.

    Milletim benim dediğime inanır. Sözümü yerine getirmezsem milletimin huzuruna çıkamam. Yerimde kalamam. Ben şimdiye kadar yenilmedim, Yenilmem.

    Yenilirsem bir dakika yaşayamam

     

    Ben düşündüklerimi, sevdiklerime olduğu gibi söylerim.

    Aynı zamanda lüzumlu olmayan bir sözü kalbimde taşımak iktidarında olmayan bir adamım.

    Çünkü ben bir halk adamıyım. Ben düşündüklerimi daima halkın huzurunda söylemeliyim. Yanlışım varsa, halk beni tekzip eder.

    Fakat şimdiye kadar bu açık konuşmada halkın beni tekzip ettiğini görmedim

    Benim için ordumuzun kıymetini ifadede ölçü şudur:

    Türk ordusunun bir kıtası muadilinin behemehal mağlup eder,

     iki mislini durdurur ve tespit eder.

     

    Zafer, zafer benimdir diyebilenin,

    muvaffakiyet, muvaffak olacağım diye başlayanın ve muvaffak oldum diyebilenindir.

    Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz.

    Benim sizden istediğim şey, yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman da, durmadan yürümek,
    yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir.

     

    Beni görmek demek ille de yüzümü görmek değildir.

    Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız beni görüyorsunuz demektir.

     

    “- Bana ailemde zafer kazanmış büyük kumandanlar olup olmadığını sormuştunuz. Size yoktur cevabını vermiştim. Şimdi parmaklarımı ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir askerde yadırgadığınızı seziyor gibiyim. Size kestirmeden bir açıklama yapacağım. Eğer, bende bazı fevkaladelikler görüyor ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız. Bu ülkenin bütün insanları temelde benzer yapı içindedir. Hatta kusurlarımızda bile... Biz bu aynı kaynağın kök sağlamlığı ile milliyet ve devlet yapısını muhafaza edebilmiş müstesna milletiz. Sadece ben değil, tarihte bu büyük millete sahalarında hizmet edebilmişler varsa, hepsinin ilham kaynağı aynıdır”.

    MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

    ATAT%C3%9CRK%20B%C3%9CY%C3%9CK

     

    verdiği izinden dolayı Ebru hanıma teşekkür ederim.

     

     

     
    June 25

    SALAVAT-I ŞERİFLER

     
     
     
     
    12.SALAVATI ŞERİFE
     
    Allahümme ec'al salâvâtike ve berekâtike ve rahmetike alâ seyyidil mürseline ve imâmil müttekıyne ve hâtemin nebiyyine Muhammedin abdike ve resûlike imâmil hayri ve kaaidil hayri ve resürrrahmeti.Allahümmeb'ashü mekamen yağbituhü fihil evvelüne vel ahirüne.Allahümme salli alâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammedinkema salleyte alâ İbrahime inneke hamidün mecidün.Allahümme barik âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammedin kema bârekte alâ İbrahime inneke hamidün mecidün.
     
     
    13.SALAVATI ŞERİFE
     
    Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âlihi ve ashâbihi ve evlâdih ve zürriyetihi ve ehli beytihi ve ashârihi ve ansarihi  ve eşyâihi ve muhibbihi ve ümmetihi ve aleynâ maahüm ecmâine yâ erhamer râhimine
     
     
    14. SALAVATI ŞERİFE
     
    Allahümme salli alâ Muhammedin adede men sallâ aleyhi ve salli alâ Muhammedin adede men lem yusalli aleyhi ve salli alâ muhammedin kemâ emertenâ bissalati aleyhi.Ve salli aleyhi kemâ yuhibbu en yusallü aleyhi.
     
     
    15. SALAVATİ ŞERİFE
     
    Allahümme salli alâ Muhammedin kemâ emertenâ en nusalliye aleyhi.Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammedin kemâ hüve ehlühü.Allahümme salli alâ Muhammedin kemâ tühibbü ve terdahü lehü.
     
     
    kaynak :KARA DAVUD DELAİL-İ HAYRAT ŞERHİ
    June 18

    KAZANCIN FAZİLETİ

    KAZANCIN FAZİLETİ VE KAZANCA TEŞVİK BEYANINDADIR.

     

          BU HUSUSTAKİ AYETLER:

     

    1 - "ve gündüzleri, geçiminize elverişli kıldık" (78 Nebe / 11)

     

    2 - "Yerde sizin için maişetler (geçim yolları) halkettik.Az şükrediyorsunuz." (15 Hicr / 20)

     

    3 - "(Hac mevsiminde ve hicaz yolunda) ticaretle Rabbinizin fazlından rızkınızı aramanızda,sizin için günah

          yoktur." (2 Bakara / 198)

     

    4 - "Ve diğeerleri,Allah'ın fazlından aramak üzere ticaret veya ilim tahsili için yolculuk ederler."

          ( 73 Müzzemmil / 20)

     

    5 - "Yer yüzüne dağılın ve Allah'ın fazlından rızklarınızı arayın." ( 63 Cum'a / 10)

         

         BU HUSUTAKİ HADİSLER

     

    1 - "Günahların öyleleri var ki,onları ancak maişet uğrunda çekilen mihnetler mahveder."

     

    2 - "Doğru ve dürüst olan tacir,kıyamet gününde sıddîklar ve şehidlerle beraber haşredilecektir."

     

    3 - "Dilencilikten korunmak,aile efradına bolluk göstermek ve etrafınızdakilere yardımda bulunabilmek

          maksadıyle,helalinden ve meşru şekilde dünyalık talep eden kimse,yüzü,ayın ondördü gibi parlak olduğu

          Allah'a kavuşur."

     

    4 - "Bir gün Resûl-i Ekrem,Ashabı ile otururlarken,gücü kuvveti yerinde bir delikanlının,sabahın

         erken saatinde  oradan geçtiğini gördüler.Ashâb:<<Keşke şu delikanlı gençliğini Allah yolunda

         harcasaydı.>>   dediler.Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz: <<Böyle demeyiniz;şayet o,dilencilikten

         ve insanların elinde ve avucunda olana göz dikmekten kurtarmak için,çıkmışsa,Allah yolundadır.İhtiyar

         anne ve babasının geçimini sağlamak veya küçük yavrularını beslemek için çıkmışsa,yine Allah yolundadır.

         Ancak,boy göstermek ve fiyaka yapmak için çalışıyorsa,işte o zaman şeytan yolundadır>> buyurdu."

     

    5 - "İnsanlardan müstağni olmak için mihnete katlanan kimseyi Allahû Teâlâ sever.Dünyalık için ilim peşinde

          olanlara ise buğz eder."

     

         kaynak:Hüccetül-islam İmam Gazali//İhyâu 'Ulûmi'd-din  2. cild  161-162 ve 163. sayfa.

     

     
     
    June 07

    BİR GENCİN FERYADI

     

     

     

    RESİMLERİM 1321

     

    ATATÜRKÇÜLER MUTLAKA OKUMALISINIZ COK GÜZEL
    BİR TÜRK GENCİNİN ATA'YA HİTABESİ

    Sevgili Atam;
    Sana bu hitabeyi 33 yaşına girmiş,
    Gelecek güzel günlerden çoktan umut kesmiş,
    Temel eğitimini tamamlamış,
    Ve ancak şimdilerde seni tanıyabilmeye başlayan,
    Türk istikbalinin evlatlarından biri olarak yazıyorum.
    Seni ilk gördüğüm günü dün gibi hatırlarım.
    İlkokul birdim. Miniciktim.
    Elimde beslenme çantam,önlüğümün cebinde annemin sevgisi, sınıfımda bilim öğrenecektim.
    Karatahtanın dört parmak üzerine ortalanmış çerçevenin içinden bana bakıyordun
    Bakışların keskindi.
    ABC'den sonra ilk öğrendiğimdin;
    Mustafa Kemal'din. Çocuktum...
    Bana, bize, tüm dünya çocuklarına bayram armağan etmiştin. Armağanını,
    uygun adım sol-sağ-sol
    Sol-sağ-sol Kutladık...
    Kaçımızın ayağı su topla mıştı,kaçımız bayılmıştık...
    Biz bayramlarda ağlayan çocuklardık.
    (Ne zaman salıncakta salla nan fotografın ı görsem, geçen 23 Nisan'lara yanarım.)
    Ortaokul ve lisede hep seni anlattılar bana...
    Dünyaya ancak yüz yılda bir gelen dahiydin...
    Şahin bakışların vardı,hürriyete aşıktın...
    En azılı düşmanlarına karşı bile merhametliydin,
    Ama savaş meydanlarında karşında kimse duramazdı.
    Aslandın, kaplandın, kartaldın,panterdin...
    Özgür geleceklere açılan pencereydin.
    Sözün özü benim sevgili atam;
    Kodumu oturtan milli eğiticiler böyle anlatmışlardı.
    Beni milli bir şekilde eğitenler,
    Failatün, failatün, failatün,failün ölçü sistemini,
    Niagara Şelalesi'nin yükseklik ve debisini,
    Yes, it is a pencil demesini,
    Deli İbrahim'in küpesini;
    Bir bir kafama yerleştirdiler de;
    Bana senin insan yönünü anlatmadılar.
    Sigara tiryakisi olduğunu,
    Rakı içtiğini,
    Aşık olduğunu,
    Evlendiğini,
    Boşandığını,
    Kim bilir kaç geceler savaş meydanlarında c esetlere bakı p,için için ağladığını,
    Özlemlerini, hasretlerini,
    Geleceği kazanmaya dair fikirlerini
    Anlatmadılar.
    Bana, bize, tüm dünya gençlerine bayram armağan etmiştin.
    Armağanını, uygun adım sol-sağ-sol
    sol-sağ-sol Kutladık...
    Kaçımızın ayağı su toplamıştı.
    Kaçımız kıçına yediği sopa yüzünden altına işemiştik.
    Biz bayramlarda bunalan gençlerdik.
    Ne zaman baloda smokinli fotoğrafını görsem, 19MMayıs'lara yanarım.)
    Bir yandan;
    Heykellerini diktik
    Dağa-taşa silüetlerini çizdik,
    Her kitaba, her yazıya
    Mutlaka senden alıntılar yerleştirdik.

    Bir yandan;
    Her işin kolayına kaçtık,
    Ticarette kazık attık,
    Üretim yerine kopyaladık,
    Bilimadamlarını sindirdik,
    Aydınları yargıladık,
    Yoktan yere nice vatan hainleri ürettik,
    Çoktan yere nice amaçsız gençler yetistirdik.
    Zeki,çevik ve aynı zamanda düze nciydik.
    Eğitimi siyasete kurban verdik,
    Ekonomiyi siyasete kurban verdik,
    Aydınlık olması gereken gelecekleri siyasete kurban verdik.
    Varlığımız siyasi e mellere armağa n oldu...
    Benim biricik Atam;
    Biz Demokles'in kılıcını sapından değil
    Keskin yanından tutmayı marifet bildik.
    Senin ruhunu gıdım gıdım içtik,
    Tükettik...
    Tükettik...
    Tükettik...
    Dedemden babama, babamdan bana
    Politikacı tabiriyle 'enkaz devralmış'bulunmaktayız.
    Bu gidişle biz, çocuklarımıza devredecek
    Enkaz bile bulamayacağız...
    Türk'tük, doğruyduk,çalışkanlığımız şüpheli;
    Birinci vazifemiz; Türk istiklalini ve Türk
    Cumhuriyeti'ni İlelebet
    muhafaza ve müdafaa etmek,
    Ülkümüz;
    Yükselmek, ileri gitmekti...
    Uzun bir yoldu...
    Yorucu ve yıpratıcıydı. ..
    Adidas'larımız eskidi,
    McDonalds'ta mola verdik.
    Belki de 'Bir Türk dünyaya bedeldir' deyişini
    Biz 'Her Türk dünyaya bedeldir'anladığımız için
    emanetini,
    1 milyon beş yüzseksen bin kat küçültmeyi becerdik...
    Verdiğin en önemli görev:
    Bu ahv al ve şeriat içinde dahi vazifem
    Türk istiklalini ve cumhuriyetini
    İlelebet muhafaza ve müdafaa etmektir,bilirim.
    Muhtaç olduğum kudretin,
    Sana güvenimde mevcut olduğunu belirtir,ellerinden
    hasretle öperim...

    YER: TÜRKİYE
    YIL: 1938
    SAAT: 09.05
    ATATÜRK ÖLÜYOR ARADAN ONLARCA YIL GEÇİYOR
    YIL: 2007
    ATATÜRK TEKRAR DÜNYAYA GELİYOR...
    DOĞRUCA MECLİSE G İDİYOR,
    MEMLEKET NASIL YÖNETİLİYOR GÖRMEK İÇİN...
    MECLİS KAPISINDA CUMHURBAŞKANI,BAŞBAKAN,DEVLET BAKANLARI
    KARŞILIYORLAR.
    SALONDA EN ÖNE OTURTUYORLAR VE O GÜNKÜ ÜLKE SORULARI
    TARTIŞILIYOR...
    OTURUM BİTİYOR, ATATÜRK Ü MECLİS LOKANTASINA
    GÖTÜRÜYORLAR,
    YEMEKTEN SONRA OTELE GÖTÜRÜP YATIRIYORLAR....
    ERTESİ SABAH OTELDEN ALMAYA GİDİYORLAR,
    ATATÜRK ÜN ODASI BOMBOŞ..!!
    VE MASANIN ÜZERİNDE BİR KAĞIDA YA ZILMIŞ ŞU SÖ ZLER VAR:
    'EFENDİLER...
    BEN İSTANBULA GİDİYORUM,
    ORDAN BİR VAPURA BİNİP TEKRAR SAMSUNA ÇIKACAĞIM.
    ÇÜNKÜ, BU ÜLKENİN BİR KURTULUŞ SAVAŞINA DAHA İHTİYACI
    VAR...'
    BU KADAR ANLAMLI BİRŞEY DAHA YOKTUR SANIRIM
    BU ÜLKEMİZ İÇİN...
     Ve ülkemizin ne tür bir durum içinde olduğunu.....

    UNUTMA;
    sen bir TÜRK evladısın...
    VE
    MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR!!!

    NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!!!

    MESAJ ALINTISI