yahya's profile TÜRKİYEM BENİM ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    September 29

    DERVİŞ YUNUS'TAN

    BEN YÜRÜRÜM YANA YANA,AŞK BOYADI BENİ KANA
    NE ÂKILEM NE DİVÂNE GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ
     
    GEH ESERİM YELLER GİBİ,GEH TOZARIM YOLLAR GİBİ
    GEH AKARIM SELLER GİBİ GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ,
     
    AKAR SULAYIN ÇAĞLARIM DERTLİ CİĞERİM DAĞLARIM
    ŞEYHİM ANIBANAĞLARIM GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ
     
    YA ELİM AL KALDIR BENİ YA VASLINA ERDİR BENİ
    ÇOK AĞLADIM GÜLDÜR BENİ GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ
     
    BEN YÜRÜRÜM İLDEN İLE ŞEYH SORARIM DİLDEN DİLE
    GURBETTE HALİM KİM BİLE GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ
     
    MECNUN OLUBAN YÜRÜRÜMOL YÂRİ DÜŞTE GÖRÜRÜM
    UYANIP MELÛL OLURUM GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ
     
    MİSKİN YUNUS BİÇÂREYİM BAŞTAN AYAĞA YÂREYİM
    DOST ELİNDEN ÂVÂREYİM GEL GÖR BENİ AŞK NEYLEDİ.
     
     
    TAŞTIN YİNE DELİ GÖNÜL SULAR GİBİ ÇAĞLARMISIN
    AKTIN YİNE KANLI YAŞIM YOLLARIMI BAĞLARMISIN
     
    NİDEM ELİM ERMEZYÂRE BULUNMAZ DERDİME ÇARE
    OLDUM İLİMDEN ÂVÂRE BENİ BUNDA EĞLERMİSİN
     
    YAVIKILDIMBEN YOLDAŞI ONULMAZ BAĞRIMIN BAŞI
    GÖZLERİMİN KANLI YAŞIIRMAK OLUP ÇAĞLARMISIN
     
    BEN TOPRAK OLDUM YOLUNA SEN AŞIRI GÖZETİRSİN
    ŞU KARŞIMA GÖĞÜS GEREN TAŞ BAĞIRLI DAĞLARMISIN
     
    HARÂMİ GİBİ YOLUMA ARKIRI İNEN KARLI DAĞ
    BEN YÂRİMDEN AYRI DÜŞTÜM SEN YOLUMU BAĞLARMISIN
     
    KARLI DAĞLARIN BAŞINDA SALKIM SALKIM OLAN BULUT
    SAÇIN ÇÖZÜP BENİM İÇİN YAŞIN YAŞIN AĞLARMISIN
     
    ESRİDİ YUNUS'UN CANI YOLDAYIM İLLERİM HANI
    YUNUS DÜŞTE GÖRDÜ SENİ SAYRIMISIN SAĞLARMISIN.
     
    September 24

    İLÂHİ (GENÇLİĞİM) DUA

    İLÂHİLERİ ÇOK SEVDİĞİNİ BİLDİĞİM UZAKTAKİ KIZ KARDEŞİME
     
    GENÇLİĞİM
     
    SANMIŞTIM GENÇLİĞİM TÜKENMEYECEK,
    YEL GİBİ SAVRULDU GİDEN GENÇLİĞİM
    SANMIŞTIM ÖMRÜME TEZ GELMEYECEK
    BİR ÇİÇEK MİSALİ GİDEN GENÇLİĞİM
    SANMIŞTIM ÖMRÜME TEZ GELMEYECEK
    BİR ÇİÇEK MİSALİ GİDEN GENÇLİĞİM
     
    DÜŞMÜŞÜM YATAĞA BİR SORAN GELMEZ
    İSTERİM EVLADIM SU BİLE VERMEZ
    HİÇ KİMSE DÜNYA DA MURADINA ERMEZ
    SONUNDA ELİMDEN GİTTİ GENÇLİĞİM
    HİÇ KİMSE DÜNYA DA MURADINA ERMEZ
    SONUNDA ELİMDEN GİTTİ GENÇLİĞİM
     
    ELLERDEN,AYAKTAN KUVVET KESİLDİ
    SİM SİYAH SAÇIMA BEYA EKİLDİ
    ÇOK RAHAT ALDIĞIM NEFES KESİLDİ
    BİR ANDA AYAKTAN ÇIKTI GENÇLİĞİM
    ÇOK RAHAT ALDIĞIM NEFES KESİLDİ
    BİR ANDA AYAKTAN ÇIKTI GENÇLİĞİM
     
    DÜŞMÜŞÜM YATAĞA BİR SORAN GELMEZ
    İSTERİM EVLADIM SU BİLE VERMEZ
    HİÇ KİMSE DÜNYA DA MURADINA ERMEZ
    SONUNDA ELİMDEN GİTTİ GENÇLİĞİM
    HİÇ KİMSE DÜNYA DA MURADINA ERMEZ
    SONUNDA ELİMDEN GİTTİ GENÇLİĞİM
     
    HASTALIK YETİŞTİ DİZLER TUTMUYOR
    GÖZLERİM EN YAKIN YERİ GÖRMÜYOR
    SAĞLIKLI GÜNLERİ HANİ ÖZLÜYOR
    KUŞ GİBİ  HAVADA UÇTU GENÇLİĞİM
    SAĞLIKLI GÜNLERİ HANİ ÖZLÜYOR
    KUŞ GİBİ UÇTU GENÇLİĞİM
     
    DÜŞMÜŞÜM YATAĞA BİR SORAN GELMEZ
    İSTERİM EVLADIM BİR SU VERMEZ
    HİÇ KİMSE MURADINA ERMEZ
    SONUNDA ELİMDEN GİTTİ GENÇLİĞİM
     
    D U A
     EY! ALEMLERİN RABBİ ALLAHIM..
    BİZLERİ,ADEM SOYUNDAN,PEYGAMBER EFENDİMİZ MUHAMMED ALEYHİSSELATÜ VESSELAM'IN ÜMMETİ OLARAK YARATTIN.TOPRAKTAN HALK ETTİN,TOPRAĞA DÖNECEĞİZ.BİZLERE BAHŞETTİĞİN ŞU İMTİHAN DÜNYASINDA;SAĞLIK,HUZUR VE YIKILMAZ İMANIMIZLA YAŞAMAYI NASİP ET.BİZ MÜSLÜMAN KULLARINI DÜŞMANLARININ ŞERRİNDEN VE NİFAKLARINDAN KORU.HAYIR VE ŞER SENDENDİR.EY! GÜZELLERİN EN GÜZELİ,MERHAMETLİLERİN EN MERHAMETLİSİ RABBİM.BİZ KULLARINI HİÇ BİR KONUDA,HİÇ BİR SURETTE;BİR BİRİMİZE MUHTAÇ ETME.SAĞLIK SENDENDİR,RIZK SENDENDİR.HELÂL KAZANÇLARLA,HELÂL RIZKLAR NASİP ET.EY! RAHMAN VE RAHİM ALON ALLAHIM..DAHA ÖNCE BİZ GİBİ OLAN;ANCAK ŞİMDİ BİZ ONLAR GİBİ OLACAĞIMIZ,AHİRETE İNTİKÂL ETMİŞ OLAN BÜTÜN MÜH'MİN VE MÜH'MİNATI KABİR AZABINDAN KORU.ONLARIN KABİRLERİNİ KUR'AN-I KERİM NURU İLE NURLANDIR.BİZ DE ONLAR GİBİ OLUP,AHİRETE İNTİKÂL EDİNCE BİZLERİ DE KABİR AZABINDAN KORU VE DE KABİRLERİMİZİ KUR'AN-I KERİM NURU İLE NURLANDIR.EY! KADİR OLAN RABBİM..YARIN MAHŞER DE HESAP GÜNÜ KEBİR DEFTERİMİZ AÇILDIĞINDA SEVAPLARIMIZIN,GÜNAHLARIMIZDAN KAT BE KAT AĞIR GELMESİNİ,BU NEDENLE MÜKÂFATLANDIRILMAMIZI,CENNETİNE KABULÜMÜZÜ,CENNET-İ ÂLÂ DA BÜTÜN ÜMMETİ MUHAMMED'İN PEYGAMBER EFENDİMİZ MUHAMMED ALEYHİSSELATÜ VESSELAM İLE BERABER OLMAMIZI VE O'NUN ŞEFAATINA MASHAR OLMAMIZI NASİP ET.
    EY! ALEMLERİN RABBİ ALLAHIM.....BİZ DUA ETMESİNİ BİLMİYORUZ;İSTEMESİNİ BİLMİYORUZ.PEYGAMBER EFENDİMİZ NASIL DUA ETMİŞSE,DUALARIMIZI ÖYLE;NE VE NASIL İSTEMİŞSE İSTEKLERİMİZİ ÖYLE KABUL ET.SEN DUALARI KABUL EDENSİN.BAĞIŞLAYANSIN.AFFI MAĞFİRETİN BOLDUR.BİZLERİDE AFFI-MAĞFİRETİNE MAZHAR OLANLARDAN EYLE. A   M   İ   N.
    September 23

    PEYGAMBER EFENDİMİ S.A.V.'İN MUCİZELERİNDEN-2

     
         ÖNCEKİ PEYGAMBERLERE VERİLEN MUCİZE VE FAZİLETLERİN BİRER BENZERİ VEYA DAHA ÜSTÜNÜ PEYGAMBERİMİZEDE VERİLMİŞTİR.
     
       ^Nûh aleyhisselam'a onun ve kendisine iman edenlerintufandan kurtarılması ikramı yapılmıştı.Bu ikram Hz.Muhammed alyhisselatü vesselam'a ümmetinin semavi bir azabla helâk edilmeyeceğini haber veren " Sen içlerinde olduğun halde,Allah onlara azâp etmeyecektir...."(Enfal suresi 33.Ayet) ayetiyle yapıldı.Fahr-i Râzi,tefsir'inde bu ayeti açıklarken şöyle diyor:
        "Cenab-ı Hak,gemisini sular üstünde tutmakla Nuh aleyhisselam'a ikramda bulunmuştu.Muhammed aleyhisselatü vesselam'a ise bundan daha üyük bir hadise ile ikram etti.Çünkü rivayet edildiğine göre,bir gün bir nehir kenarında iken,İkrime İbnni Ebu Cehil O'na:
       __Sen gerçekten peygamber isen,nehirin öbür tarafındaki şu taşı çağır,yüzerek buraya gelsin,dedi.Allah'ın Resûlü alyhisselatü vesselam işareti yaptı ve taş yerinden kopupsu üstünden geldi.Ve O'nun önünde durarak İkrime'nin de duyduğu bir sesle O'nun peygamberliğine şâhitlik ettiğini söyledi."
        Cenab-ı Hak,İbrahim Aleyhisselam için Nemrud'un ateşini soğutup söndürmüştü.Buna karşılık Muhammed aleyhisselatü vesselam için,yakıtı kin ve kıskançlıklar,aleti kılıç ve mızraklar,yakacağı ruh ve cesedler olan savaş ateşini söndürdü.Kur'an-ı Kerim'de buna işaret edilerek:"Onlar savaş ateşini körükledikçe,Allah onu söndürür.Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya  çalışırlar.Allah bozguncuları sevmez"(Maide suresi-64.Ayet)buyruluyor.Ayrıca,O'nun hatırı için bizzat ateşlerde södürülmüştür.
     
      
    Mesela:
     
    A- Rivayet edildiğine göre,kendisi mirac'a çıkarken,gök yolunda ateş denizinden geçmiş ve ondan hiç zarar görmemiştir.(Gök yolunda ateş denizi varmıdır?diye sorulabilir.Bu soru,güneşten başlayarak gök yolunda ateş denizleri halinde  yanan kürelere sorulsun.)
    B- Muhammed İbn-i Hatip şunu söyledi:< Ben çocukken,kaynayan tencere devrillip  üstüme döküldü ve bütün vücudumu yaktı.Babam beni kucaklayıp Resûlullah aleyhisselatü vesselam'a götürdü.Allah'ın Resûlü alehisseletü vesselam'a götürdü.Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam tükürüğünü vücuduma sürdü ve eliyle onu sıvazlayarak "Ey insanların Rabbi! Bu yanıkları gider" diye dua etti.Obunu yaparken yanıklar kayboldu ve cildim eski halini buldu.
    C- Büyük Alim ez-Zerkâni'nin de dediği gibi,İran mecusilerinin bin seneden beri sönmeyen kutsal ateşi Peygamberimizin doğumu anında söndü.
    D- Amr İbni Meymun şunu söyledi:Müşrikler Ammâr İbni Yaser'i ateşe atmışlardı.Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam onun başını okşayarak<< Ey ateş! İbrahim için olduğun gibi, bu Ammar içinde serin ve selâmet ol.>> dedi ve ateş etkisini kaybetti.Ammâr radıyallahu anhu da suretle kesin bir ölümden kurtuldu.E- Abbad İbni Abdüssamet şunu söyledi:Sahabi Enes İbni Malik'in evine gitmiştik.Kendisi hizmetçisine:
    __ Bize yemek getir dedi.Hizmetçi yemek getirdi.Biz yemeği yedikten sonra,bu sefer ona:
    __ Mendili getir dedi.Hizmetçi kirlenmiş bir mendil getirdi.Enes,mendilin kirlenmiş olduğunu görünce,ona:
    __Git,tandırı yak dedi.Hizmetçi tandırı yakınca,Enes mendili onun alevleri içine attı ve bir müddet sonra çıkardı.Mendil ateşte yanıp kararmamıştı.Aksine,yıkanmış ve bembeyaz olmuştu.Biz hayret ederek bundaki sırrın ne olduğunu sorduk.Enes radıyallahu anh:<<Resûlü aleyhisselatü vesselam bu mendille yüzünü kuruturdu.Kirlendiği zaman biz onu böyle ateşte yıkardık>> dedi.
    F- Resûlullah aleyhisselatü vesselam'ın hatırı için,ümmetinden çok kimseler ateşe atıuldıkları halde,onda yanmamışlardır.Meselâ:İbni Vehb'in rivayetine göre,Esved el-Ansi peygamberlik iddia ederekSan'a (Yemen'de bir şehir) şehrini ele geçirince,sahabi Züeyb İbni Kuleyb'i yakalayıp ateşe attı.Fakat ,ateş onu etkilemedi.Resûlullah aleyhisselatü vesselam bu hadiseyi mu'cize yoluyla görerek onu ashabına  bildirdi ve Ömer Radıyallahu anh:<< Bizim ümmetimizde İbrahim Aleyhisselam'ın kerametine sahip olan kimseleri yarattığı için Allah'a hamd olsun>>dedi.Daha sonra Züeyb de Medin^'ye gelip hadiseyi olduğu gibi anlattı.
        İbni Asâkir'in rivayetine göre,Esved elAnsi sahabi Ebu Müslim el Havlani'yi de yakalamıştı.Ona:
    __Sen benim Allah'ın peygamberi olduğuma şahitlik edermisin?diye sordu.Ebu Müslim radıyallahu anh:
    __Ne dediğini duymuyorum,diye karşılık verdi.Esved,bu sefer:
    __Sen,Muhammed'in Allah'ın peygamberi olduğuna şahitlik edermisin?dedi.Ebu Müslim:
    __Evet ederim dedi.Bunun üzerine Esved onu büyük bir ateşin içine attı.Fakat ateş onu yakmadı.Bunu gören Esved,sahabiyi tehlikeli bularak şehirden çıkardı.Ebu Müslim,oradan Medine'ye gitti.O sırada Resûlullah aleyhisselatü  vesselam vefat etmiş ve Ebu Bekir Radıyallahu Anh halife olmuştu.Ebu Müslim,başından geçeni ona anlatınca,Ebu Bekir Radıyallahu Anhu:<<İbrahim'e yaptığı ikramı Ümmet-i Muhammed'ten bazı kimselere de yaptığını gösterinceye kadar beni yaşatan Allah'a hamd ederim>>dedi
     
    PEYGAMBER EFENDİMİZHZ.MUHAMMED'İN,HZ.ADEM ALEYHİSSELAM EFENDİMİZ TARAFINDAN BİLİNMESİ:
     
    KIYAMET GÜNÜNDEKİ BÜYÜK ŞEFAAT  HADİSESİNDE,BÜTÜN PEYGAMBERLERİN MÜDAHALEDEN ÇEKİNMESİ VE BUNA EHİL OLMADIKLARINI BELİRTEREK MAHŞER HALKINI mUHAMMED ALEYHİSSELATÜ VESSELAM'A GÖNDERMELERİ DE, O'NUN HEPSİNDEN ÜSTÜN OLDUĞUNU GÖSTERİYOR.ŞU SAHİH HADİSLER DE AYNI GERÇEĞİ VURGULUYOR;
      <<BEN,ADEM'İN ZÜRRİYETİNİN SEYYİDİ VE EFENDİSİYİM.>>,<<BEN RABB'IN YANINDA ONLARIN EN DEĞERLİSİYİM>>,BEN KIYAMET GÜNÜNDE ADEM NESLİNİN SEYYİDİYİM.FAKAT BUNDAN DOLAYI KİBİRLENMEM.O GÜN,ŞEREF VE BÜYÜKLÜK BAYRAĞI BENİM ELİMDEDİR.BUNDAN DOLAYIDA KİBİRLENMEM.O GÜN ADEM VE DİĞER PEYGAMBERLER DE BENİM BAYRAĞIM ALTINDADIRLAR>>.(TİRMİZİ)<<BEN,ÖNCEKİLERİN VE SONRAKİLERİN EN BÜYÜĞÜYÜM.(TİRMİZİ)
     
    <<ADEM:
    __YÂ RABBİ! mUHAMMED HAKKI İÇİN BENİ AFFET,DEDİ.aLLAH TEÂLÂ:
    __EY!ADEM BEN HENÜZ KENDİSİNİ YARATMAMIŞKANONU NASIL TANIDIN?DİYE SORDU.ADEM:
    __YA RABBİ,BENİ KENDİ ELİNLE (VASITASIZ,ANASIZ-BABASIZ)YARATIP BANA RUH ÜFLEDİKTEN SONRA BAŞIMI KALDIRIP ARŞ'INA BAKTIM VE ONUN DİREKLERİNDE:(ALLAH'TAN BAŞKA İLÂH YOKTUR.MUHAMMED DE ONUN  O'NUN RESÛLÜDÜR),İFADESİNİN YAZILI OLDUĞUNU GÖRDÜM.O ZAMAN ANLADIM Kİ,MUHAMMED SENİN EN EN ÇOK SEVDİĞİN KULUNDUR VE SEVGİNDEN DOLAYIONUN İSMİNİ KENDİ İSMİNİN YANINA ALMIŞSIN,DEDİ.ALLAH TEÂLÂ:
     
    __DOĞRU SÖYLEDİN,YA!ADEM.GERÇEKTEN,MUHAMMED EN ÇOK SEVDİĞİM KULUMDUR.MADEM Kİ ONUN HAKKIYLE İSTEDİN,BEN SENİ AFFETTİM.ÇÜNKÜ,MUHAMMED OLMASAYDI BEN SENİ YARATMAZDIM,BUYURDU>>(HAKİM)
     
     
    September 22

    PEYGAMBER EFENDİMİZİN MUCİZELERİNDEN

     
     
    PEYGAMBER EFENDİMİZİN TAŞLARIN VE YEMEKLERİN TESBİH ETMESİYLE 
    İLGİLİ MUCİZELERİ:
     
    Ebu Zerr radıyallahu anh şöyle dedi:
     
        "Bir gün Rasûlullah aleyhissalatü vesselam'ın  yanına gidip oturdum.Ebu Bekir,Ömer ve Osman'da oturuyorlardı.Allah'ın Reulû Aleyhisselatû vesselam,yerden yedi tane ufak taş alıp avucuna koydu.Taşlar,O'nun avucunda bal arılar gibi sesler çıkartıp  tesbih etmeğe başladılar.Ondan sonra,kendisi onları yere bıraktı ve sesler kesildi.Bu sefer onları alıp Ebu Bekir'in avucuna koydu.Taşlar,yine sesler çıkartıp tesbih etmeğe başladılar.Kendisi onları alıp yere bıraktı ve sesler yine kesildi.Üçüncü sefer onları aldı ve Ömer'in avucuna koydu.Taşlar,yine tesbih etmeğebaşladılar.Kendisi onları alıp yere bıraktı ve sesleri kesildi.Dördüncü sefer aldı ve Osman'ın avucuna koydu.Taşlar O'nun avucunda da tesbih etmeğe başladılar.Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam,onları alıp yere bıraktı ve bu üç sahabiye:
    __  Sizler,nübevvet (peygamberlik) halifelerisiniz,buyurdu.
        Enes Radıyallahu anhu şunu söyledi:
        "Resûlullah aleyhisselatü vesselam,bir kaç çakıl taşını eline aldı.Çakıllar O'nun elinde tesbih ettiler ve biz onların tesbih seslerini duyduk.Ondan sonra,onları Ebu Bekir'in eline bıraktı.Çakıllar,O'nun elinde de tesbih ettiler ve biz onların tesbih seslerini duyduk.Ondan sonra,onları Ömer'in eline bıraktı.Çakıllar O'nun elinde de tesbih ettiler ve biz onların tesbih seslerini duyduk.Ondan sonra,Osman'ın eline bıraktı.Çakıllar,O'nun elinde de tesbih ettiler ve biz tesbih seslerini duyduk.Ondan sonra,o çakılları-orada bulunan-bizlerin eline bıraktı.Fakat çakıllar,hiç birimizin elinde tesbih etmediler.
       İbnu Abbas radıyallahu anh şunu söyledi:
       "Hadramut'un ileri gelenlerinden bir heyetResûlullah aleyhisselatü vesselam'a geldiler.Eş'as İbn-i Kays da aralarındaydı.Bunlar,Resûlullah aleyhisselatü vesselam'a:
    __Biz sana niyet tuttuk.Onun ne olduğunu bize söyle,dediler.Resûlullah aleyhisselatü vesselam:
    __Sübhanallah!Ancak kahinlere niyet tutulur.Halbuki kahinler de,onların kahinleri de Cehennemliktir,Hadramut'lular:
    __Peki,ya senin peygamber olduğunu nasıl anlayacağız? diye sordular.Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam,yerden yerden bir avuç çakıl alarak:
    __Benim peygamber olduğumu bunlardan anlayacaksınız,dedi ve bu sözü ile birlikte çakıllar,O'nun avucundatesbih etmeğe başladılar.Bunu gören Hadramut'lular:
    __Şehadet ediyoruz ki,sen gerçekten Allah'ın peygamberisin,dediler.
     
        Ca'fer İbn-i Muhammed el-Kufi şunu söyledi:
        "Resûlullah aleyhisselatü vesselam Ka'be'yi tavaf ederken,Rukn-i Mağribi"yi(Kabe'nin batı köşesi) selamlamadan geçti.O geçerken,bu rükün (köşe) dile gelerek:
    __Ya Resûlullah!Bende Rabbinin evinin bir rüknü değilmiyim?diye yakındı.Bunun üzerine allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam ona döndü ve:
    __Sakin ol,sen de terk edilmiş değilsin.Sana selam olsun!dedi.
        Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
        "Resûlullah aleyhisselatü vesselam'a bir tabak tirt getirildi.Kendisi yemeğe bakarak:
    __Bu taam tesbih yapıyor,dedi.Ondan sonra,tabağı kaldırp bana vererek:
    __Onu falana yaklaştır,dedi.Ben tabağı ona yaklaştırınca,o:
    __Ya Resulullah bende tesbih sesin duyuyorum,dedi.Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam bana:
    __Tabağı falana yaklaştır dediBen tabağı ona yaklaştırdım,o:
    __Ya Resûlullah!Bende tesbih sesini duyuyorum,dedi.Ondan sonra Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam ban:
    __Tabağı yer bırak dedi.Bir sahabi:
    __Ya Resûlullah!Müsade etseydin,tabak hazır bulunanların hepsine yaklaştıılsa ve onlar da tesbih sesini duysalardı!Allah'ın Resûlü aleyhisselatü vesselam.
    __Buna müsade etsem ve tesbih sesi kesilse,onun bir günahı bulunduğunu söyleyecektiniz,diye karşılık verdi".
        Ca'fer İbn-i Muhammed,babasının şun söylediğini rivayet etti.
    __"Resûlullah aleyhisselatü vesselam'ın son hastalığında,Cebrail aleyhisselam O'na bir tabak nar ve üzüm getirdi.Onları yerken bu meyveler elinde tesbih ediyorlardı.
                 KaynaK:Yazarı:İsmail İbn Yûsuf NEBHANİ Ktp:Peygamber Efendimizin Mucizeleri Clt-1 Shf:637-38-39
    September 20

    HAYA HAKKINDA HADİSLER

    Kurre b.İyâs radiya'll^^ahu anh'den:dedi ki :
    ---Resûlullah salla'llâhu aleyhi ve sellem ile beraberdik.Yanında hayâdan bahsedildi.Dedilerki:
    ---Yâ Resûlullah,hayâ dindenmidir?Resûlullah sallâllâhu ve sellem buyurdu ki:
    ---Evet,hattâ o dinin tamamıdır.Sonra devamla buyurdular ki:
    ---Hayâ,haramdan sakınmak,sükût etmektir.Dil sükûtu,yoksa kalp sükûtu değil-ve iffet imandandır.Bunlar âhirette(sevabı)artırır,dünyalığı ise azaltır.Ama âhiretten artırdıkları,dünyadan azalttıklarından daha fazladır.Cimrilik,beceriksizlik ve yaramaz söz nifaktandır.Bunlarda dünyadan olan şeyleri artırır ve âhiretten olan şeyleri azaltırlar.Âhiretten azalttığı şeyler ise dünyadan  artırdığından daha çoktur.
       (HADİSİ iBN-İ hİBBAN RİVAYET ETMİŞTİR.tEBERANİ'DE MUHTASAR OLARAK ZİKRETMİŞTİR)
     
     
    iMRÂN B. hUSAYN R.A.DEN:Resûl-i Ekrem buyurdu:
    ----Haya sadece iyilik getirir.Bunun üzerine Büşeyr b.Kâ'b:"HİKMETTE" VAKAR HAYADANDIR,MUHAKKAK AĞIR BAŞLI OLMAK DA HAYADANDIR,DİYE YAZILIDIR DEDİ.iMRÂNDA O NA:
    ----BEN SANA RESÛLULLÂH  S.A.V.DEN KONUŞUYORUM,SEN BANA KİTABINDAN
    BAHSEDİYORSUN,dedi. (hadisi,Buhari veMüslim veEbu Davut rivayet etmişlerdir.)
     
     
    Ebû Hüreyre radiya'llâhû anh'den,Resûlullah sallâ'llâhû alyhi ve sellem buyurdu ki:
    ---İman yetmiş küsur veya altmış küsur şu'bedir.Bunların efdali "LA İLAHE  İLLA'LLAH=" ALLAH'TAN BAŞKA TANRI YOKTUR,SÖZÜ VE EN AŞAĞISI DA YOLDAN EZA VERECECEK ŞEYLERİ KALDIRMAKTIR.HAYÂ DA İMANIDAN BİR ŞÛBEDİR.
     
     
     
     
    Mucemmi'b.Harise b,Zeyd b. Harise,amcasından rivayet etti.Resûlullah s.a.v. buyurdu ki:
    --HAYA İMANDAN BİR ŞU'BEDİR.HAYASI OLMAYAN BİR KİMSENİN İMANI DA YOKTUR.(1)
      (Hadisi,İbn-iHibban rivayet etmiştir.)
     
    (1) Burada hayası olmayan kimsenin imanı da yoktur demek,imanı olgunlaşmamış demektir.
     
     
    Ebû Umâme r.a.den,Peygamber s.a.v. buyurdularki:
    ---Hayâ ve sükût imandan iki ş^'be,hayasızlık ve çok konuşma ise nifaktan iki şu'bedir.
       (Hadisi,Tirmizi rivayet etmiştir.)
     
     
    Abdullah b.Mes'ud r.a.de,Resûl-iEkrem s.a.v. buyurduki:
    ---ALLAH'DAN HAKKIYLA HAYA EDİNİZ.
    iBN-İ MES'UD DER Kİ :BİZ DE:YÂ NEBİYYA'LLÂH,ALLAH'A HAMDOLSUN Kİ,BİZ HAYA EDİYORUZ,DEDİK.BUNU ÜZERİNE ŞÖYLE BUYURDULAR:
     
    ---ÖYLE DEĞİL,ALLAH'TAN HAKKIYLA HAYA ETMEN,BAŞINI VE ONDA BULUNAN AZALARINI MUHAFAZA ETMEN,KARNINI VE İHTİVA ETTİKLERİNİKORUMAN,ÖLÜMÜ VE ÇÜRÜMEYİ HATIRLAMANDIR.VE ÂHİRETİ İSTEYEN KİMSE DE DÜNYA ZÎNETİNİ TERK ETSİN.İŞTE BUNLARI YAPAN KİMSE,ALLAH'DAN HAKKIYLA HAYÂ ETMİŞ OLUR.
       (Hadisi,Tirmizi,Ahmed b.Hanbel ve Hâkim rivayet etmişlerdir.)
     
     
    Ebu Hureyre r.a.den,Resûl-i Ekrem buyurdular ki:
     
    ---HAYÂ İMANDANDIR VE İMAN (SAHİBLERİ)DE CENNET'TEDİR.KÖTÜ SÖZ (1)İSE EZİYETTENDİR,EZİYET EDENLER DE ATEŞTEDİR.
    (1) Burada kötü söz,luzumsuz ve hayasızca söylene çirkin sözlerdir.
        (Hadisi,Ahmed b.Hanbel rivayet etmiştir.Râvileri sağlamdır.Tirmizi ve İbn-i Hibban'da Sahıh'inde rivayet etmiş;Tirmizi,hadisin hasen ve sahih olduğunu söylemiştir.Aynı hadisi İbn-i Mace,Ebû Bekre'den rivayet etmiştir.)
    September 19

    ZAHMET BUYURDUNUZ YA RESULULLAH (ALINTI-ESMA)

    ZAHMET BUYURDUNUZ YA RESULULLAH!

    Zahmet buyurdunuz Ya Resulullah!

    Bir Osmanlı zabiti şiddetli bir savaş esnasında vurulmuş, ağır yaralanmış, kanlar içinde yere serilmiştir. Yanında birkaç askeri vardır, yaralarından kanlar fışkırmakta, son anlarını yaşamaktadır. Birden:

    -Beni ayağa kaldırınız, der.

    Askerler şehidlikle şereflenmiş sevgili kumandanlarının bu son arzusunu yerine getirirler, mecalsiz vücudunun kollarına girerler ve ayağa kaldırırlar.

    Mübarek şehid, kısık bir sesle Kelime-i Şehadet getirir ve sonra:

    - Zahmet buyurdunuz Ya Resulullah! diyerek son nefesini verir. (1)



    Mukabele Edilmezse, Zalimin Hasmı Bizzat Hz.Allah'tır!

    Erzurum'un büyük velîsi İbrahim Hakkı (k.s.) hazretlerini çocukken İsmâil Fakîrullah (k.s.) hazretlerine teslim ederler. İyi bir terbiye alması için çocukluğunun mühim bir devresini Fakîrullah hazretlerinin yanında geçiren İbrahim Hakkı hazretleri, bir gün eline aldığı bir testiyle çeşmeye gider, doldururken oraya gelen bir atlı:

    -Çekil bakayım önümden be çocuk! diye İbrahim Hakkı hazretlerini azarlayarak atını çeşmeye sürer. O da testisini alıp bir kenara çekilmeye uğraşırken atını mahmuzlayan adam, onu bir köşeye sıkıştırır. Testisini bırakıp kendisini kurtarmak zorunda kalır İbrahim Hakkı hazretleri... Bu esnada at da üzerine basıp testiyi kırar. Ağlayarak hocasının huzuruna gelir ve:

    -Çeşmeden su alırken atını koşturarak gelen biri, atını üzerime sürdü. Can havliyle kendimi kurtarmaya çalışırken testimi de tepeletip kırdı! der. Hocası sorar:

    -Testini kıran atlıya sen bir şey söyledin mi?

    -Hayır, der, hiçbir şey söylemedim.

    -Çabuk git ve o adama bir-iki laf söyle, der.

    İbrahim Hakkı hazretleri gider, çeşmenin başında atını tımar etmeye başlayan adamın yanına varıp bekler. Fakat bir türlü terbiyesini bozup da:

    -Benim testimi niye kırdın zâlim adam?! diyemez.

    Dönüp geldiğinde hocası Fakîrullah hazretleri sorar:

    -Ona bir şeyler söyleyebildin mi?

    -Söyleyemedim efendim; niyetlendim, lâkin bir türlü dilimi çevirip de ağır bir söz sarf edemedim! Hocası bağırır:

    -Sana diyorum, çabuk git ve o adama bir şeyler söyle, mukabele et! Yoksa sonu felâket!..

    İbrahim Hakkı hazretleri bu defa kararlı olarak koşup çeşmenin başına gelir. Bir de bakar ki, testisini kıran adamı, kendi atı, attığı çiftelerle çeşmenin havuzuna yuvarlamış, ölüsü yatmaktadır! Koşarak gelip, hocası İsmâil Fakîrullah hazretlerine bu vahim vaziyeti anlatır. Hocası bu hâle üzülür:

    -Vah vah! Bir testiye bir adam! Üzüldüm buna doğrusu! der. Huzurundakiler bundan bir şey anlamadıklarını söyleyince, büyük velî şöyle îzah eder: 'O atlı adam, İbrahim Hakkı'ya zulmetti. Zulme uğrayan da tek kelimeyle olsun mukabelede bulunmadı, zâlimi Allâh'a havâle etti. Allâh Teâlâ'nın da gayretine dokunup zâlimi cezâlandırdı. Şayet İbrahim Hakkı da onun zulmüne karşılık verip, ona bir şeyler söyleseydi, ödeşeceklerdi. Fakat İbrahim, büsbütün mazlum oldu. Bense ödeştirmek için uğraşıyordum, maalesef muvaffak olamadım!'  (2)


     

      

    September 11

    HADİS-İ ŞERİF

     HZ.PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) BUYURUYOR;
     
       CENNET MÜBAREK RAMAZAN AYI ŞEREFİNE  BAŞTAN BAŞA DONATILIR.SÜS ÜZERİNE SÜS,GÜZELLİKLER ÜZERİNE GÜZELLİKLERE BÜRÜNDÜRÜRLÜR.
     
     
       ARŞ ALTINDAN PEK HOŞ,PEK NARİN,PEK GÜZEL BİR RÜZGÂR ESMEYE BAŞLAR.CENNETTEKİ AĞAÇLAR BAŞTA OLMAK ÜZERE HER ŞEY VECDE GELİR.HER ŞEYDEN O KADAR GÜZEL SESLER ÇIKAR VE HOŞ KOKULAR GELİR Kİ,CENNETE GİRECEKLER BU GÜZEL SESLERDEN DAHA HOŞ BİR SES VE DAHA HOŞ BİR KOKU DUYMAMIŞLARDIR.

    HADİS

    HZ.PEYGAMBER EFENDİMİZ BUYURUYOR:
     
      CENNET,MÜBAREK RAMAZAN AYININ ŞEREFİNE BAŞTAN BAŞA DONATILIR.SÜS ÜZERİNE SÜS,GÜZELLİKLER ÜZERİNE GÜZELLİKLERE BÜRÜNDÜRÜLÜR.
     
     
      ARŞ ALTINDAN PEK HOŞ,PEK NARİN,PEK GÜZEL BİR RÜZGÂR ESMEĞE BAŞLAR.CENNETTEKİ AĞAÇLAR BAŞTA OLMAK ÜZERE HER ŞEY VECDE GELİR.HER ŞEYDEN O KADAR GÜZEL SESLER ÇIKAR VE HOŞ HOŞ KOKULAR GELİR Kİ,CENNETE GİRECEKLER BU GÜZEL SESLERDEN  DAHA HOŞ  BİR SES VE DAHA HOŞ BİR KOKU DUYMAMIŞLARDIR. 
    September 04

    HADİSLER-NAMAZ VE BÜYÜK GÜNAHLAR.

           Hazret-i Resûlullah buyurmuşlardı ki:
    "Büyük günahlar irtikap edilmedikçebeş vakit namaz ve cuma namazı (diğer)cuma'ya kadar aralarındaki günahlara keffarettir."
         Yine Müslim'in aynı yerde aktardığı rivayette şöyle buyrulmuştur:
    "Büyük günahlardan kaçındığı takdirde,beş vakit namaz,cuma namazı (diğer)cuma'ya kadar ve Ramazan  (orucu öbür)Ramazan'a kadar aralarındaki günahlar keffaret olurlar"
         NAMAZA DEVAM EDİLDİKÇE GÖNÜLLERSE,UMÛMİYETLE GÜNAHLRA VE KÖTÜLÜKLERE KARŞI HİSS_İ NEFRET UYANIR.fAZİLET HİSS-İ ARTAR VE O KİMSE,HİMMET-İ ALİYE SAHİBİ OLUR.İbadet ve amel-i salihlerin daha fazlasına rağbet eder.Ve bu suretle namaz,kebairden içtinaba,şayet evvelce işlenmişse ondan da nedamet ve tevbeye sevk eder.Binaenaleyh namaz,tevbe ve istiğfar;günahlardan nefreti gerektirdiği gibi,faziletin revaç bulmasını ve faziletli kimselerinde çoğalmasını sağlar.Böyle faziletli,tevbekâr insanların çoğaldığı çevrelerde ise,isyana pek mehilde kalmaz!.Küçük günahı olmayıp veya az olup da,büyük günahı bulunanların da,beş vakit namaz,cezalarını hafifletir.İnşâAllah.
     
         Peygamber efendimiz (S.A.V.) şöyle buyurmuşlardır.
         "BİR KÖTÜLÜĞÜN ARDINDAN BİR İYİLİK YAP Kİ,ONU SİLİP GÖTÜRSÜN".
     
           KEBAİR:Bağışlanması;tevbeye muhtaç olan,cezası çok ağır,azabı gayet şiddetli bulunan bazı büyük günahlar şunlardır.Bu asırda bu büyük günahlar moda uğruna,LÜX uğruna normal yaşantı olarak algılanır olmuştur.
     
          1-  Allahâ şirk koşamk. (her hangi bir mahluku O'na eş-ortak koşamak)
          2- Anaya-babaya itaatsizlikte bulunup,isyan etmek.
          3- Allah'ın haram kıldığı bir cana kıymak,haksız yere bir kimseyi öldürmek
          4- Faiz kazancı yemek (Faiz verenlerde böyledir,hatta şahidi ve katipler bile)
          5- Yetimin malını yemek.
          6- Düşmana hucüm sırasında savaştan kaçmak.
         7- Zina ve li,vata (ğulam-parelik etmek)
         8- Zinayı hatırndan bile geçirmeyen iffetli müslüman kadınlara zina isnad etmek.
         9- İçki içmek,keza kumar oynamak.(şans oyunlarıda bu hükümdedirler.
       10- Rüşvet almak ve vermek
       11- Yalancı şahitlik yapmak veya kendinden başka şahit bulunmadığı zaman şahitlik yapmamakla bir hakkın
              ihlaline sebep olmak.
        12- Hırsızlık etmek,keza başkasının nasip malını gaspetmek.
        13- Peygamber efendimiz (S.A.V.)karşı yalan söylemek.O'nun söylemediği ve yapmadığı bir sözü veya fi'li ona atf 
              ve isnad etmek.(cemiyetlerde hadis okuyanların çok dikkat etmesi gereken bir konu)
        14- Bir farz namazı kasden vaktinden önce kılmak veya kasdenvakti çıkıncaya kadar tehir etmek.
       15- Farz olduğunu bildiği halde zekat vermemek.
       16- Haram olduğuna inandığı halde Ramazan'da özürsüz oruç tutmamak.Eğer halâl olduğunu (orucun farz olma-
             dığını itikat ederek Ramazan'da orucu keyfi yerse  -neüzi billah-kafir ve mürted olur...(Tevbe etmezse katli
             helâl olur.)
       17- Kudreti olduğu halde Hac'ca gitmemek.Hac farizasını yerine getirmek isteyenlere mani olmakta buna dahildir.
       18- Bir Müslümanı haksız yere dövmek ve sövmek.
       19- Sahabe-i Kiram'dan her hangi birine sebb-ü hakarette bulunup dil uzatmak.
       20- İslam Alimleri hakkında dedikodu yapmak ve zan altında bırakmak.
       21- Kudreti olanın,ma'ruf ile emri ve münkerden nehyi terk etmesi.
       22- Leş ve domuz eti yemek.(Hayati bir tehlike olduğu zaman müstesna)
       23- Koğuculuk etmek ve salih kimselerin ardından çekiştirmek ve gıybet etmek.
       24- Hamamda avret mahallini (Örtmesi farz olan yerini)açmak.
       25- İdrar sıçramalarından sakınmamak(İstinca ve istibrada kusur etmek)
       26- Kahin,müneccim gibi gaybı bilirim diyenlere (falcılara,muskacılara)tasdik etmek (gitmek).
       27- Bir kul için ( onun adına) hayvan kesmek.Bir büyük geldiği veya bir velinin ruhaniyeti için -meselâ-bir koyun 
             kesmiş olsa murdar olur.Ancak böyle bir kimse geldiği,Allah rızası için ona ikram olsun diye keserse bu caizdir.
             Etini ikram edebilir veya sevabını bir veli'ye hibe edbilir.
       28- Âlimin ilmiyle âmil olmaması;bildiklerini yaşamamış olması.
       29-  Adetli (regl ) kadına yaklaşmak.
       30- Tavla ve bezeri oyunları,parasız dahi olsa oynamak.(Sayıları dinimizi temel şart sayıları kasdedilerek  
              hazırlanmıştır).
       31- Dünyayı aşırı sevmek.
       32- Ma'siyetlere (başkalarının işlediği günahlara vesile ve yardımcı ) olmak .
       33- Kadınların,başlarını ve baldırlarını açması ( Vücudlarını örtmemesi)
       34- Erkeklerin,kadınlarının başı açık dolaşmalarına rıza göstermesi.
       35- İffetli kadın ve kızları baldırlarını (vücudlarını) açmağa mecbur etmek.
               
                YÜCE RABBİMDEN, BÜTÜN MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİN BU DURUMA DÜŞMEMESİNİ DİLERİM.
    September 02

    HADİS-İ ŞERİFLER

     

     


                                     PEYGAMBERİMİZ HZ.MUHAMMED SALLA'LLÂHU ALEYHİ VE SELLEM EFENDİMİZİN AHLÂK ÜZERİNE HADİSLERİNDEN :
     
    EN HAYIRLINIZ , AHLÂKÇA EN GÜZEL OLANINIZDIR.
     
    Hz.Âişe (R.A.) şöyle   buyuruyor                              
     Resûl-i Ekrem  (S.A.V.) şöyle söyleyerek  dua ederdi:
    "ALLAH'IMYARADILIŞIMI GÜZEL YAPTIĞIN GİBİ,AHLÂKIMI DA GÜZELLEŞTİR"
     
    Ebû Ümâme (R.A.):Resûl-i Ekrem şöyle buyurmuştur:
    "BEN, HAKLI OLDUĞU HALDE BİLE ÇEKİŞMEYİ BIRAKAN KİMSE İÇİN CENNETİN AVLUSUNDA BİR KÖŞK,ŞAKA DA OLSA YALAN SÖYLEMEKTEN KAÇINAN KİMSE İÇİN CENNETİN ORTASINDA BİR KÖŞK VE AHLÂKI GÜZEL OLAN KİMSE İÇİN DE CENNETİN EN YÜKSEK YERİNDE BİR KÖŞK VERİLECEĞİNE KEFİLİM"
     
    Hazret-i Ali  radyallahû anh'den:
    Resûl-i Ekrem salla'llahû aleyhi ve sellem Efendimiz:
    -"CENNETTE DIŞI İÇİNDEN,İÇİ DE DIŞINDAN (ŞEFFFA) KÖŞKLER VARDIR."BUYURDU.BUNUN ÜZERİNE BİR BEDEVİ KALKARAK:
    -YÂ RESÛLALLAH!ONLAR KİMLER İÇİNDİR?DİYE SORDU.
    PEYGAMBER EFENDİMİZ:
    "YUMUŞAK VE TATLI KONUŞAN,YEMEK YEDİREN,ORUCA DEVAM EDEN,İNSANLAR UYKUDA İKEN NAMAZ KILANLAR"İÇİNDİR " BUYURDU.
     
    Hz.Enes (R.A.)den,Ümmü Habibe şöyle demiştir:
    -Yâ Resûlallah,dünyada iki kere evlenen bir kadın öldükten sonra her iki kocası cennete girdiklerinde,bu kadın ilk kocasının mı,yoksa son kocasının mı olacaktır?Peygamber efendimiz:
    -MUHAYYERDİR,DÜNYADA KENDİSİYLE (İYİ GEÇİNEN) GÜZEL AHLÂKLISI CENNETTE KOCASI OLUR.(*)
    YÂ ÜMM-İ HABİBE,GÜZEL AHLÂKI DÜNYA VE AHİRETİN (BÜTÜN)HAYRINI YOPLAYIP İÇİNE ALMIŞTIR.
    (*) Allâhu Teâlâ diğer kocanın aklına düşürmez de  onu başkaları ile razı ve taltif eder.
     
    Hazret-i Ebû Hüreyre (R.A.den.Resûl-i Ekrem buyurdu ki:
     
    ALLÂHU TEÂLÂ İBRAHİM ALEYHİSSELÂMA ŞÖYLE VAHYETTİ:
    "HALİLİM!KÂFİRLERE KARŞIDA OLSA AHLÂKINI GÜZELLEŞTİR Kİ,İYİLER VE HAYIRLILAR MEYANINA GİRESİN.AHLÂKINI GÜZELLEŞTİREN KİMSEYİ,ARŞIMIN ALTINDA GÖLGELENDİRİP CENNET SULARINDAN İÇİRECEĞİMİ VE CİVARIMA YAKLAŞTIRACAĞIMI VÂDETTİM"