yahya's profile TÜRKİYEM BENİM ...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    September 27

    RAMAZAN BAYRAMI

    BAYRAMINIZI KUTLUYORUM
     
    BÜTÜN İSLAM ALEMİNİN VE ARKADAŞLARIMIN BAYRAMINI KUTLUYOR,SAĞLIK VE HUZUR DOLU BİR YAŞAMI;YÜCE RABBİMDEN DİLİYORUM
    September 25

    SİLİNMİŞ TÜRK LİDERLİK VASIFLARI

    Türk'lerde liderlik vasıflan ve Türk kültürü içerisinden çıkarılmış bazı öğeler şunlardır:

     

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

     

    ·                         Lider, özü sözüne uygun olan kimsedir.

    ·                         Lider, yüksek bir ahlakın, üstün bir seciyenin sahibi olan kişidir.

    ·                         Lider, ölüme giderken de inançlarından taviz vermeyen kişidir.

    ·                         Lider, teşhisinde yanılmayan, kolay kolay aldatılmayan, aldanması mümkün olmayan kişidir.

    ·                         Lider, milli olanı milli olmayana her zaman tercih eden, bu tutumunda her zaman kararlılık gösteren kişidir.

    ·                         Lider, her türlü haksızlığın karşısında başını dimdik tutan ve zorbalıklar önünde eğilmek nedir bilmeyen kişidir.

    ·                         Lider kişinin, sınıfların, baskı gruplarının yararına değil, öncelikle milletin menfaatlerini düşünmesini bilen kişidir.

    ·                         Lider, milli olmayan her düşüncenin, her ekonomik sistemin ve devlet anlayışının karşısında milli olanı büyük bir faziletle, korkusuzluk ve cesaretle savunmasını bilen kişidir.

    ·                         Lider, milleti meydana getiren dil, din, kültür, tarih ve soy birliğine, vatan kavramına sadakat ile bağlılık ile göstermenin bir zaruret olduğuna inanan kişidir.

    ·                         Lider, sosyal hafiflikleri değil, milli vakar ve üstünde tutulmasını isteyen ve bu konuda her türlü dikkat ve titizliği gösteren kişidir.

    ·                         Lider, gerek iç politikada, gerekse dış politikada olsun, millet ve devlet yararına alınması ve geliştirilmesi gereken meseleleri kendi politik ve kişisel çıkarları için bir araç olarak kullanmak heveskarlığına kapılmayan kişidir.

    ·                         Lider millet devlet felsefesini "Devleti Ebed müddet" ilkesi doğrultusunda ve kendi soylu esprisi dahilinde yaşatmayı amaçlayan kişidir.

    ·                         Lider, milleti, devleti ve ülkeyi tehdit eden her alçakça girişimin tam zamanında karşısına dikilen kişidir.

    ·                         Lider, milletin ruh ve gönül yapısı ile sosyal alışkanlıklarını daima göz önünde bulundurarak, millete en yararlı olması gereken çare ve tedbirleri almada başarı gösteren kişidir.

    ·                         Lider, nazizme, faşizme olduğu kadar komünizme de, millet varlığı için tehlikeli gördüğü her türlü kozmopolit akım ve sistemlere de olmaz demesini, durdurucu, caydırıcı ve önleyici tedbirler koymasını bilen kişidir. , Lider, günübirlik meselelerin yerine büyük ülküleri gerçekleştirmeyi, milletin, devletin ve ülkenin 10-15 yıl sonraki geleceğini değil, 50-100-200 ve hatta 500 yıl sonraki geleceğini düşünen bunun ilmi hesaplarını, aritmetiğini varsayımdan, ihtimallerden ötede değerlendirme cihetine yönelen kişidir.

    ·                         . Lider, kanunların örf, gelenek ve adetlerle modern teknikte ilim ve uygarlık anlayışının birbirinin tamamlayıcıları olarak benimsenmesi üzerinde önemle duran kişidir. Bu gerçeğe inanan,iman eden kişidir

    ·                         Lider, milli istiklal, toprak bütünlüğü, milletin birlik ve beraberliği yolunda ölümü bile ehvenden sayan kişidir.

    ·                         Lider, milletini çağların üstünden sıçratarak milletine bu ruh, bu inanç ve bu şuuru aşılayarak, onun ilim de, teknikte ve uygarlıkta en ileri milletlerin de önünde yer almasının mücadelesini veren kişidir.

    ·               Lider, hiç bir ön yargı ve siyasi yatırım amacıyla yahut maddi menfaatleri karşılığında devlet sırlarını açıklamayan, bu zavallılığı, benimsemeyen     

      ·                         Lider, her türlü iftira, yalan ve hakaret ifade eden kelimeyi sözlüğünden çıkartıp atan kişidir.

    ·                    ·                         Lider, güçlüklerden yılmaz, tehditlere papuç bırakmaz, vatanını bir pula satmaz.

    ·                         Lider, kavgadan kaçmaz, kaçırılmaz.

    ·                         Lider, dün neyi savunuyorsa, bugün de, yarın da yine aynı şeyleri savunarak savaşını sürdürür, daima ileriye bakar, ufku daima ilerisidir.

     

     
     
    September 22

    ARGO SEVGİ

    KARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIK

     

    Yaşamak masal oldu

    Ne anlam kaldı

    Ne de bir tad

    Yürek kan vermiyor

    Beniz sarardı gidiyor beyaza

    Beden soğuyor katılaşıyor

    Aşk ve sevgi unutulmuş

    Her şey argolaşmış

     KARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIK

    Oysa ben düşünüyorum

    Olmalıydı sıcacık yürek

    O yüreği seven,saran

    Bir sevgi bir aşk

    Her yan olmalı güllük

    Şakıyan bülbüller gibi

    Gül bahçesinde iki yürek

    Her şey argolaşmış

     KARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIK

    Benim arzum öyle olmalı ki

    Kalple sevmelisin

    Beyninle sevmelisin

    İkisi de ölüp çürüyünce

    O sevgi yaşamalı ruh’ta                                                  

    Çünkü ruh ne ölür

    Nede çürür

    Sevgiyi taşır mahşere

    Lakin her şey argolaşmış       Burak Yahya

     

    KARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIKKARDEŞİME BAYRAMLIK

    September 20

    HZ. HATİCEYİ UNUTULMAZ KILAN HİZMET

     
     



    Eline aldığı kuru bir hurma dalına dayanarak Resûlüllah’ın kapısına kadar gelmiş olan yaşlı bir kadın, içeri girmek arzusunu izhar etmesi üzerine;
    – Yâ Resûlâllah, kim olduğunu bilmediğimiz bir ihtiyare kadın, zâtınızı görmek istiyor,” dediler.

    Resûl-i Ekrem Hazretleri:

    – Müsaade edin, gelsin,” buyurdular.

    İhtiyarlıktan âdeta rükû eder halde duran kadın, hurma dalından edindiği asâsına dayana dayana Resûlüllah’ın kapısından içeri girdi, bir-iki adım ilerledikten sonra, kendisini tanıyan Resûlüllah hemen ayağa kalktılar; altlarındaki içi hurma lifi dolu minderlerini göstererek oturmasını istediler.

    Resûlüllah’ın bu kadına gösterdiği hürmet ve alâka, orada hazır bulunan Hazret-i Ömer’in dikkatini çekti; hattâ kim olduğunu merak ettiği bu ihtiyareye gösterilen bu ikramı, biraz da fazla gibi bulduğu içindir ki, ihtiyare kalkıp gittikten sonra: – Yâ Resûlâllah, bu kadın kimdi ki, kendisine ayağa kalkacak kadar hürmet ettiniz, minderinizi verecek kadar alâka gösteriniz?” dedi.

    Resûlüllah’ın cevabı tek cümleden ibaretti:

    – Bu kadın, bizim Hatîce’nin dostlarındandı!”

    Burada aklımıza şöyle bir sual geliyor:

    – Resûlüllah Hazretleri, senelerce evvel vefat etmiş olan Hatice Validemize, neden bu kadar alâkâ duyuyordu ki, O’nun dostlarına bile ayağa kalkıyor, minderlerini vermek kadirşinâslığında bulunuyorlardı? Hatîce Validemizin kendisini bu derece sevdiren hususiyeti ne idi?

    Bu sualin cevabını da, Hazret-i Âişe Validemizin hazır bulunduğu bir mecliste cereyan eden şu hatırada bulmak mümkündür. Fahr-i Kâinat Efendimiz, bir aile sohbetinde, Hazret-i Hatîce Validemizi uzun uzun yâdetmiş; bazı hatıraları yeniden anlatarak, geçmiş günlerini dile getirmişti.

    Hazret-i Âişe Validemiz:

    – Yâ Resûlâllah, senelerce evvel ölüp gitmiş olan bir yaşlı kadını, bu kadar hatırlayıp yâdetmekte ne fayda var? Allahü Zülcelâl, size, O’ndan daha genç ve güzelini ihsan etmiş; ağzında dişi bile kalmamış bir ihtiyare yerine daha gencini vermiştir,” dedi. Âişe Validemizin bu sözlerine karşı Resûlüllah Hazretleri’nin, Hz. Hatîce Validemizi niçin unutmadığını bildiren şu cevaplarını, dikkat ve ibretle okumaktayız:

    – Yâ Âişe! Seneler geçtiği halde Hatîce’yi unutmayışım, O’nun dış güzelliğinden değildir.

    Herkes beni red ve inkâr ettiği zaman, Hatîce bana inandı ve tasdik etti.

    Etrafımdakiler bana, yalancısın, dediği zaman; Hatîce bana, doğru söylüyorsun, asla çekinme, dedi.

    İnsanlar benden bir pulu esirgediği zaman, Hatîce, bütün servetini önüme sürerek bunların hepsi emrindedir, istediğin kadar harcayabilirsin, dedi.

    Dünyada yalnız kaldığım günlerde, Hatîce, benden asla geri kalmadı; bunların hepsi geçicidir, üzülme, ileride bu güçlükleri kolaylıklar takip edecektir, dedi.

    İşte ben, Hatîce’yi, bu fedakârlıkları için unutmuyorum!”

    Hz. Hatîce’yi seneler geçtiği halde unutturmayan meziyetleri, Resûlüllah nezdinde, kadın arkadaşına oturduğu minderini verdirecek kadar kazanmış olduğu itibar ve kıymeti; hanımların dikkatlerini çekmelidir.

    Mü’mine hanımlar, İslâm dâvası uğrunda fedakârca çalışan kocalarına engel olmamalı. Hatîce annemiz gibi, bütün kuvvet ve imkânlarıyla dâva uğrunda çalışan beylerini takviye ile yardımcı olmalıdırlar.